Pages - Menu

11 Mayıs 2018 Cuma

Aile'nin Önemi

ADALET VE İHSAN YUVASI: AİLE
Aziz Müminler!
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle
buyurmaktadır: “Kendileri ile huzur bulasınız diye
sizin için türünüzden eşler yaratması, aranızda
sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın varlığının ve
kudretinin delillerindendir. Şüphesiz bunda
düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.”
1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz
(s.a.s) şöyle buyurmaktadır: “Sizin en hayırlınız
ailesine en güzel şekilde davranandır. Ben,
aranızda ailesine en güzel davranan kişiyim.”2

Kardeşlerim!
Yüce Yaratıcımızın en güzel nimetlerinden biri
ailedir. Aile, insanı hayata gözlerini açtığı anda sarıp
sarmalar. Koruyup kollar ve bağrına basar. Aile,
Rabbimizin rahmeti ile desteklediği, çocuklar ve temiz
rızıklar ihsan ederek güzelleştirdiği mukaddes bir
yuvadır. Aile insan için huzura ermenin ve güven
duygusunu derinden hissetmenin adıdır. Aile,
muhabbetin, neşenin ve lezzetin paylaşılarak kıymet
kazandığı yerdir. Vefanın fedakârlıkla, imanın ihsanla,
bilginin hikmetle ve sevginin hürmetle harmanlandığı
bir eğitim ocağıdır. Aile bizim en değerli hazinemiz,
vazgeçilmez değerimizdir.
Aziz Müminler!
Yüce Rabbimiz erkek ve kadını adalet üzere
yaratmıştır. Dinimize göre erkek ve kadının yaratılış
gayesi birdir. Her ikisi de değerlidir, temel hak ve
dokunulmazlıkları vardır. Kulluk ve sorumluluk,
mükâfat ve ceza, iffetli ve onurlu bir hayat yaşamada
aralarında hiçbir fark yoktur. İslam’ın ailede en ideal
yaklaşım olarak gösterdiği hedef adalet ve ihsan
ahlakıdır. Aile bireylerinden her biri, diğerini hoşnut
etme gayesini davranışlarının merkezi yapmalıdır. Zira
adalet ve ihsanın hâkim olduğu aileler huzur yuvasıdır.
Aziz Müminler!
Yüce Dinimiz İslam, bizlere aile saadetinin ve
mutluluğunun yollarını göstermiştir. Bizler için aile
hayatında en güzel örnek Peygamberimiz (s.a.s)’dir.
O, ailede ihsanı, iyiliği ve adaleti emretmektedir. Zira
ailede ihsan üzere iyilikte yarışma vardır. İhsan, ailede
sevgiyi ayakta tutan, diğerkâmlık ve fedakârlığı içinde
barındıran yüce bir değerdir. İhsan, hiçbir karşılık
beklemeden ve asla minnet altında bırakmadan yapılan
iyiliktir. Ailede adalet, karşılıklı sevgi ve saygının
gözetilmesidir. Fertlerin onurunun korunması, emeğin
takdir edilmesidir. Haklar ve sorumluluklarda
hakkaniyetin ve insaflı bir yolun benimsenmesidir.
Kıymetli Müminler!
Ailede karşılıklı anlayış hâkim olmalıdır. Eşler
birbirine güven duymalı ve bağlılık göstermelidir.
Sevinç, keder, yorgunluk ve sıkıntılar paylaşılmalıdır.
Aile fertleri arasında yardımlaşma ve dayanışma
asıldır. Ailede her fert sorumluluk bilinciyle hareket
etmelidir. Alınan kararlarda istişare hâkim olmalıdır.
Ailedeki her fert, kendisinden daha çok karşısındakini
düşünmelidir. İşte o zaman ilahî rahmet tecelli eder ve
meveddet yani sevgi ve muhabbet kalıcı hale gelir.
Anne-babalar hem birbirlerine hem de
çocuklarına karşı cinsiyet farkı gözetmeksizin adalet
ve hakkaniyetle davranmalıdır. Zira, her anne-baba;
“Allah’tan korkun ve evlatlarınız arasında adaletli
olun.”3 emrinin muhatabıdır. Bu yüzden ebeveynler,
sorumluluklarına uygun hareket etmeli ve çocuklarını
asla ihmal etmemelidir. Sevgili Peygamberimizin;
“Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal
etmesi, kişiye günah olarak yeter.”4 nebevi uyarısına
kulak vermelidir.
O halde geliniz, Yüce Rabbimizin emaneti olan
ailemizi gözümüz gibi koruyalım. Gün gelip emanetin
sahibi olan Yüce Allah’a hesap vereceğimizi
aklımızdan çıkarmayalım. Aile hayatımızın her
alanında adalet ve ihsan ahlakının güçlenmesi için
çaba gösterelim. Anne-babamızla, eşimizle,
çocuklarımızla el ele verip hep birlikte ailemizin
kıymetini bilelim. Unutmayalım ki ailemizi maddi-
manevi her türlü tehlikeden ve tehditten korumak
hepimizin öncelikli vazifesidir.
Değerli Müminler!
İçinde bulunduğumuz haftanın aynı zamanda
Engelliler Haftası olduğunu hatırlatmak istiyorum.
Hepimiz biliyoruz ki pek çok ailede engelli
kardeşlerimiz bulunmaktadır. Engeller, mutlu ve
huzurlu bir aile ortamında aşılabilir. Gerek doğuştan,
gerekse sonradan ortaya çıkan engellilik durumu
çalışmaya, üretmeye ve başarıya asla engel değildir.
Asıl engellilik aklını, gönlünü, elini ve dilini, şefkat ve
merhamete kapatmaktır.
Değerli Müminler!
İnşallah önümüzdeki Çarşamba günü rahmet ayı
Ramazan’a kavuşmuş olacağız. Salı akşamı da ilk
teravih namazını kılıp sahura kalkacağız. Bu mübarek
ayın ailemize, milletimize, devletimize ve tüm İslam
âlemine huzur ve barış getirmesini Yüce Rabbimizden
niyaz ediyorum.

3 Nisan 2018 Salı

Münafık Pempe Kızlar ve Kara Taşlar

Geçmişleri günah dolu münafıklar toplumda var olmak adına çoğunluk olmaya taraftar toplama çabasına girer, acizliği bunu gerektirir. En kötüsü de kendisini bilgili zannetmeleridir. Öyle ki ensestin en yaygın olduğu toplumları kendilerine örnek seçerler. İsimleri ordan gelir pempe kızların. Yunan mitolojisine bel bağlarlar, antik yunan söylemlerini kendilerine ilke edinirler ve de bunu yeni öğrenirler halbuki isimlerine cisimlerine çoktan işlemiştir. O denli de vizyonsuzdurlar. Bir de bunların cinli versiyonu vardır. Kara taş kadar ruhu kararmış olan bu insanlara cariye ismi konur. Bunlar her türlü kötülükten fesatlıktan gıybetten beslenir. Bu insanlar hep birbirine destek olur çünkü var olmaları buna bağlıdır. O kadar niteliksizdirler ki kendilerine zamanında iyilik edenleri bile akılda tutacak kapasiteleri yoktur.

Şimdi böyle insanlara güzellikle anlatsan anlamaz, fıtrat olarak belli bir hitap biçimine aşağılanmaya alışmış bünyelerdir sonuçta. Ona göre de bir yaşam standartları vardır. Dilenme üzerine kurulu bu sistemden hiç vazgeçmezler, sürekli dilenirler vermezseniz de münafıklığın gereği gizli gizli düşmanlık ederler. Dedik ya ensest yunan mitolojisi ilkeleridir, bu yüzden çok görmemek gerek.

Peki bu tür insanlar size zarar veriyorsa ne yapmalısınız? Öncelikle hayatınızdan çıkarmanız gerekir. Çıkardık ama halen gıybet peşindeler diyorsanız onların anlayacağı dilden küfretmeniz gerekir. Küfür onları dizginler çünkü artık işin ciddileştiğini anlarlar. Kendileri küfür dolu hayat yaşayan bu insanlar samimi insanların tepki olarak ettiği küfürü ayıplar. Kötü sayarlar. Kul hakkından dem vururlar dinin en büyük yasaklarından, gıybetten beslenen bu şahsiyetler Hucurat suresinin 12. ayetinde bahsedilen kardeş eti yiyen olarak anılanlardır. O kadar yerine oturur ki bu tanım. O yüzden münafıklığın esasını yerine getirirler ve gizli gizli söverler.

Sonuç olarak siz hep küfür aranırsanız birileri size okkalı söver bundan da yılmazsanız diri diri gömer.

Tengri biz menen